24/9/2009 - Peygamberimizi hislendiren bir yakarış (Hayırlı CUMA lar)

Peygamberimizi hislendiren bir yakarış
Ey dereceleri yükselten / bereketleri indiren Ey gökleri ve yerleri / yaratan Allah'ım!
Sesler, türlü türlü / dillerle gürüldeyip sana doğru yükseliyor./ Senden dileklered bulunuyor./ Benim dileğim de, / Dünya halkının / beni unuttuğu / imtihan yurdunda Senin beni hatırlamandır... ¡ Ey Allah'ım! / Sen sözümü işitiyor, yerimi görüyor, / gizli açık neyim varsa biliyorsundur. / İşlerimden hiçbiri / sana gizli değildir... ¡ Ben çaresizim, yoksulum / Senden yardım ve aman diliyorum! / Korkuyorum, kusurlarımı itiraf ediyorum. ¡ Bir çaresiz / senden nasıl isterse, / ben de öyle istiyorum.../ Günahını bilen bir günahkâr sana nasıl yalvarırsa / ben de öyle yalvarıyorum... ¡ Senin yüce huzurunda / boynumu bükmüş senin için / gözlerinden yaşlar boşanan, senin uğrunda / bütün varlığını yok sayan, senin için acizliğini ilan eden / bir kulun sana nasıl dua ederse, / ben de öyle dua ediyorum... ¡ Ey Rab'bim! / Duamı kabul buyurmaktan beni mahrum kalma... / Bana Rauf ve Rahim ol. ¡ Ey istenilenlerin / en hayırlısı! / Ve verenlerin / en cömerti! ¡ ¡ ¡ İlahiler: Sana karşı kim kendisini / övebilir? / Ben ancak / kendimi kınarım! ¡ Dilim günahlarla dolu / sana ulaşacak ne işe yarar / bir amelim / ne de ümitten başka bir şefaatcım var... ¡ Biliyorum ki / kusurlarım yüzünden / ne huzurunda yerim / ne de senden özür dilemeye/ yüzüm kalmıştır! Fakat sen / cömertlerin cömertisin! ¡ Ben, rahmetine yetişebilmeye / ehliyetli değilsem / rahmetin bana yetişebilir... Çünkü senin rahmetin / her şeyi kuşatacak kadar / geniştir... Ben de rahmetini bekleyenlerdenim. ¡ Benim kusurum / ne kadar büyük olsa da senin affının yanında / küçük kalır. / Sen onları bana bağışlayıver / ey kerem sahibi Allah! ¡ Sen kerem sahibi / Allah'sın... / Ben ise, aciz bir kul'umdur. / Ben günah ve kusur işler durursam, sen de/ bağışlar durursun... ¡ Sen ancak sana itaatlı olanlara / rahmet ve merhamet edeceksen / günahkârlar kime sığınacaklar?
|
Sizin Yorumlarınız "> ((yok) :: Sizin düşünceleriniz!"> ( :: Bağlantı

|
10/4/2009 - UNUTTUM
 UNUTTUM
DÜNYA BİR GÖLGELİKTİ OYSA.YOLCU OLDUĞUMU UNUTTUM.
YOLUMUN BURADAN GEÇTİĞİNİ VE SADECE UĞRADIĞIMI UNUTTUM.
YAPMAM GEREKENLER VARDI,BURASI İMTİHANDI
SEYRÜSEFAYA DALIPAHİRETİMİ UNUTTUM.
RABBİME VERDİĞİM Bİ SÖZÜM VARDI.
DÜNYA KELAMI KONUŞMAKTAN O SÖZÜMÜ UNUTTUM.
NE DE ÇOK UNUTTUK NE ÇABUK DA UNUTTUK ...
İNŞALLAH RABBİM BİZİ UNUTMAZ |
CUMANIZ HAYIRLI BEREKETLİ OLSUN
|
Sizin Yorumlarınız "> ((4) :: Sizin düşünceleriniz!"> ( :: Bağlantı

|
24/3/2009 - Mucize

"EN OLMAYACAK YERDE, EN OLMAYACAK ZAMANDA EN OLMAYACAK OLAY, HER ZAMAN VE HER YERDE OLABİLİR."
MUCİZE....
Sally, küçük kardeşi George hakkında anne ve babasının konuşmalarını duyduğu zaman yalnızca sekiz yaşındaydı. Kardeşi çok hastaydı ve onu kurtarabilmek için ellerinden gelen herşeyi yapmışlardı. George'nin yalnızca çok pahalıya malolacak bir ameliyatla kurtulma şansı vardı fakat bunun için yeterli paraları yoktu. Babasının, umutsuz bir biçimde annesine şöyle fısıldadığını duymuştu Sally: "Yalnızca bir mucize onu kurtarabilir." Bu sözleri duyar duymaz, usulca kendi odasına yürüdü Sally. Domuz biçimindeki kumbarasını gizlediği yerden çıkartarak içindeki paraları yavaşça yere dökerek saymaya başladı. Yanılgıya düşmemek için tam üç kez saydı kumbaradan çıkardığı bozuk paraları. Sonra hepsini cebine koyarak aceleyle evden çıkıp, köşedeki eczaneye gitti.
Eczacının dikkatini çekebilmek için büyük bir sabırla bekledi. Eczacı çok yoğundu ve bir adama ilaçlarını nasıl kullanacağını anlatıyordu. Bu yoğun çalışmanın arasında sekiz yaşındaki bir çocukla ilgilenmeye hiç niyeti yoktu ama Sally'nin beklediğini görünce "Evet, ne istiyorsun söyle bakalım" dedi. "Biraz acele et, gördüğün gibi beyefendiyle ilgileniyorum" diyerek yanındaki şık giyimli adamı gösterdi. Sally "Kardeşim" dedi. Sessizce yutkunduktan sonra devam etti: "Kardeşim çok hasta, bir mucize almak istiyorum." Eczacı Sally'e bakarak: "Anlayamadım" dedi. "Şeyy, babam 'Onu ancak bir mucize kurtarabilir' dedi, bir mucize kaç paradır, bayım?" Eczacı Sally'e sevgi ve acımayla baktı bu kez: "Üzgünüm küçük kız, biz burada mucize satmıyoruz, sana yardımcı olamayacağım" dedi.
Sally o kadar kolay vazgeçmek istemedi. Eczacının gözlerinin içine bakarak "Karşılığını ödemek için param var benim, bana yalnızca fiyatını söylemeniz yeterli" dedi. Bu arada Sally ve eczacının yanında bekleyen iyi giyimli bey Sally'e dönerek "Ne tür bir mucize gerekiyor kardeşin için küçük hanım? diye sordu. "Bilmiyorum" dedi Sally. Sonra gözlerinden aşağı süzülen yaşlara aldırmaksızın devam etti: "Tek bildiğim, o çok hasta ve annem ameliyat olmazsa kurtulamayacağını söyledi ailemin de ameliyat için ödeyebilecekleri paraları yok. Ama babam "Onu ancak bir mucize kurtarabilir" deyince ben de paramı alıp buraya geldim." "Peki, ne kadar paran var?" diye sordu iyi giyimli adam. " Bir dolar ve onbir sent" dedi Sally. "Ve dünyadaki tüm param bu!" "Bu iyi bir şans, küçük kardeşini kurtarmak için gerekli olan mucize için yeterli bu para" dedi, iyi giyimli adam.
Adam bir eline parayı aldı, öteki eliyle de Sally'nin elini tutarak "Beni yaşadığın yere götürür müsün lütfen?" diye sordu. "Küçük kardeşini ve aileni tanımak istiyorum" dedi. İyi giyimli adam Dr. Carlton Armstrong'du ve George için gerekli olan ameliyatı yapabilecek tanınmış bir cerrahtı. Ameliyat başarıyla sonuçlanmış ve aile hiçbir ödeme yapmamıştı. Hep birlikte mutluluk içinde evlerine döndükleri zaman hâlâ yaşadıkları olayların etkisinden kurtulamamışlardı. Anne: "Hâlâ inanamıyorum. Bu ameliyat bir mucize! Doğrusu maliyeti ne kadardır merak ediyorum" dedi. Sally kendi kendine gülümsedi. O bir mucizenin kaça malolduğunu çok iyi biliyordu. Tam tamına bir dolar ve onbir sent! Çeviri: Nuray Bartoschek
|
Sizin Yorumlarınız "> ((yok) :: Sizin düşünceleriniz!"> ( :: Bağlantı

|
22/3/2009 - Cola'nın 60 dakikada vücuda verdiği zarar(Çocuklarınızı
İç ve Kalp Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, bir bardak Cola'nın 60 dakikada vücuda verdiği zararları anlattı. İşte felakete götüren kısır döngü...
1. İlk 10 dakikada: Kanınıza hemen 10 çay kaşığı kadar şeker girer. Bu normal günlük dozun 100 katı kadardır. Bulantınızın olmamasının nedeni içinde bulunan 'fosforik asiddir'.
2. İlk 20 dakikada: Kan şekeriniz aşırı şekilde yükselir. Bunun sonucu pankreasınızda aşırı derecede insülin salgılanır ve kan şekerinin fazlası karaciğerde yağ olarak depolanmaya başlar.
3. 40 dakika içinde: Kafeinin tamamı dolaşıma girmiş olur. Kan basıncı yükselir, karaciğerden daha fazla şeker yapılarak kana geçer ve kan şekeri tekrar yükselir.
4. 45 dakika içinde: Beyinde dopamin yapımı artar, mutluluk hissi başlar (eroinin etkisine benzer bir etki meydana gelir.)
5. 60 dakika içinde: Ani açlık hissi oluşur.
6. Tekrar kolaya ve tatlılara saldırısınız.
7. Bu kısır döngü devam ettiği süre karaciğer ve göbek yağlanması artar, vücudun tüm hücrelerinde LEPTİN ve İNSÜLİN DİRENCİ gelişir.
8. Şişmanlık hastalığını başlatmıştır ve bütün dejeneratif hastalıkların nedenidir.
Bilim ve sanat, bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçamayanlar ise tavuk olur.. "Tavuk toplum" önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz."
ALINTIDIR
SAĞLIKLI BİR NESİL VE GELECEĞİMİZ İÇİN BİLİNÇLİ TÜKETİÇİ OLALIM VE GELEÇEĞİMİZİN EN BÜYÜK YATIRIMI VE SAĞLIKLI BİR TÜRK TOPLUMU İÇİN ÇOCUKLARINIZI VE KENDİNİZİ UYUŞTURMAYALIM İÇMEYİN İÇİRMEYİN UNUTMAYIN Kİ BEDENİMİZE VERDİĞİMİZ ZARARINDA MAHŞERDE HESABI VAR BİZE VERİLEN BU SAĞLAM HAZİNEYİ KORUMAK VE KOLLAMAK SADECE SİZİN İNSİYATİFİNİZDE ÜZERİMİZE OYNANAN OYUNLARII BOZALIM SAĞLIKLI BİR NESİL İÇİN BU YAZIYI DAĞITALIM
|
Sizin Yorumlarınız "> ((yok) :: Sizin düşünceleriniz!"> ( :: Bağlantı

|
3/3/2009 - ALLAH KORKUSUNDAN AĞLAYAN GÖZ

ALLAH KORKUSUNDAN AĞLAMAK
Abdullah İbnu Mes'ud (r.a) anlatıyor:Resulullah (s.a.v)buyurdularki: "Sinek başı kadar bile olsa ,gözünden ALLAH korkusundan yaş çıkan ve bu yaşı yanak yumrusuna değecek kadar akan hiç bir mümin kul yokurki ALLAH onu (ebedi) ateşe haram etmesin!!!
|
Sizin Yorumlarınız "> ((yok) :: Sizin düşünceleriniz!"> ( :: Bağlantı

|
23/1/2009 - FİLİSTİNLİ ÇOCUKLARA
SELAMUN ALEYKÜM Değerli arkadaşım
guldiyarindan beni mimlemiş ne olduğunu bilmiyorum ama FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZ için yazılar düzenlenmiş bende Mehmet GÖKTAŞ ın yazısı olan FİLİSTİNLİ ÇOCUĞUN RABBİ ADLI DUA İLE KATILIYORUM

Ey Filistinli çocukların Rabbi!
Ey alemlerin Rabbi olan yüceler yücesi Mevlamız!
Kendisinden başka ilah olmayan Rabbimiz!
Son olarak dört yüz Filistinli yiğidimizi ve yavrumuzu Senin yüce huzuruna gönderdik, kabul eyle Allah’ım!
Bu kardeşlerimize rahmetinle, merhametinle muamele buyur Allah’ım!
Bu kardeşlerimize lütfunla, ihsanınla ve kereminle ikram eyle Allah’ım!
Bu yiğit kardeşlerimizin ruhlarını, rasullerin ruhlarıyla, şehitlerin ruhlarıyla beraber eyle Allah’ım!
Şehitlerin ruhlarını nerede misafir eylemişsen, bunları da onların yanında misafir eyle Allah’ım!
Hz. Hamza ile Hz. Cafer ile Hz. Hüseyin ile beraber eyle Allah’ım!
Şeyh Ahmed Yasin’in ruhuyla, Abdülaziz Rantisi’nin ruhuyla beraber eyle Allah’ım!
“İşte evlatların geldi, işte yiğitlerin geldi” diye, Şeyh Ahmed Yasin’in ruhuyla kucaklaştır Allah’ım!
Bugüne kadar Aziz İslam davası için canlarını feda ederek huzuruna varanların kervanına bu kardeşlerimizi de dahil eyle Allah’ım!
Biz bu kardeşlerimizin şehadetlerine şahidlik ediyoruz Allah’ım!
Senden başka ilah olmadığını haykırarak bu dünyadan ayrıldıklarına şahidlik ediyoruz Allah’ım!
Kanlar içinde kalmış dudaklarıyla şehadet getirerek aramızdan ayrıldıklarına şahidlik ediyoruz Allah’ım!
Her birinin şehadet parmağının senden başka ilah olmadığını gösterir biçimde sana gittiklerine şehadet ediyoruz Allah’ım!
Sadece ölürken değil, yaşarken de tevhid üzere yaşadıklarına, tevhid için yaşadıklarına şahitlik ediyoruz Allah’ım!
Bizim onlar hakkındaki şahitliğimizi de makbul bir şehadet olarak kabul buyur Allah’ım!
Ey alemlerin Rabbi olan yüce Mevlamız!
Filistinli kardeşlerimizin şehadetlerini, bütün bir İslam coğrafyasının imanlarının yenilenip coşmasına, müslümanca bir şuurla donanmalarına vesile eyle Allah’ım!
Onların şehadetlerini, yeryüzündeki bütün Müslümanların gerçek anlamda dirilişlerine, kıpırdamalarına ve ayağa kalkmalarına vesile eyle Allah’ım!
Üzerlerini örten ölü toprağı silkip atmalarına, içerisinde bulundukları uyuşukluktan sıyrılıp kurtulmalarına vesile Allah’ım!
Yiğit kardeşlerimizin dökülen kanlarını, Müslümanların gözlerinde ışığa dönüştür, yüreklerine cesaret olarak yansıtıver Allah’ım!
Filistinli kardeşlerimizin şehadetlerini İslam coğrafyasındaki Amerika ve İsrail bağlısı kukla yönetimlerinin yıkılıp gitmelerine vesiyle eyle Allah’ım!
Kardeşlerimizin aylardır, yıllardır çektikleri açlıkları, susuzlukları, ilaçsızlıkları, ışıksızlıkları kaderimizin dönüm noktası eyle Allah’ım!
Ey Filistindeki nur yüzlü çocukların Rabbi!
Kırmızıya boyanmış beyaz kundaklarının içinde, uykularında ölüme yakalanmış, yüzlerindeki tebessümleriyle sana gönderdiğimiz yavruları, insanlığın uyanan vicdanı eyle Allah’ım!
Yeryüzündeki diğer bütün ezilenlerin, mustazafların ufkunda doğan bir umut güneşine çevir Allah’ım!
Annelerinin kucağında, beşiklerinde hunharca katledilen Filistinli bebekleri, insanlık aleminin ayağa kalkan ve isyan eden vicdanı eyle Allah’ım!
Dün kendi öz peygamberlerini katleden, bugün peygamberler kadar masum yavruları kundaklarında katleden Yahudileri Kahhar isminle kahreyle Allah’ım!
İslam aleminin ortasına paslı bir hançer olarak saplayan kafir batıyı, kafir ve zalim Amerika’yı sana havale ediyoruz Allah’ım!
Ey Filistinli çocukların Rabbi!
Ey cehennem gibi ölüm kusan tanklara ve uçaklara, sapan taşlarıyla karşı koyan yiğit çocukların Rabbi!
Ey, çelik paletlerin altından dipdiri yavrular çıkaran Rabbimiz!
Ey arka sokaklardakilerin Rabbi
Ey ötekilerin Rabbi
Ey zayıf düşürülenlerin Rabbi
Ey kimsesizlerin kimsesi
Ey gariplerin, ezilenlerin Rabbi!
Ve ey bizim Rabbimiz!
Ente Mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn
Doğru Haber Gazetesi Mehmet GÖKTAŞ ın yazısıdır

http://www.kudusyolu.com/index.php?adres=haber&dil=tr&id=1745
|
Sizin Yorumlarınız "> ((1) :: Sizin düşünceleriniz!"> ( :: Bağlantı

|
29/12/2008 - MUHARREM AYI VE HİCRİ YILBAŞINIZ KUTLU OLSUN
 MUHARREM AYI VE HİCRİ YILBAŞI: Muharrem ayının birinci gecesi, Müslümanların kameri yılbaşı gecesidir. Muharrem ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb ile beraber Kur'an-ı kerimde kıymet verilen dört aydan biridir. (Tevbe 36)
Müslümanlar, kendi yılbaşı gecelerinde ve günlerinde müsafeha ederek, mektuplaşarak tebrikleşir. Birbirlerini ziyaret eder, hediye verirler. Yılbaşını mecmua ve gazetelerle kutlarlar. Yeni senenin, birbirlerine ve bütün Müslümanlara hayırlı ve bereketli olması için dua ederler. Büyükleri, akrabayı, âlimleri evinde ziyaret edip dualarını alırlar. O gün, bayram gibi temiz giyinirler. Fakirlere sadaka verirler. (S. Ebediyye)
Muharrem ayı ile ilgili birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ayların efendisi Muharrem, günlerin efendisi Cuma’dır.) [Deylemi]
(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.) [Müslim, İbni Mace, Tirmizi, Nesai]
(Nafile oruç tutacaksan Muharrem ayında tut; çünkü o, Allah’ın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, O günde Allah geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti. Yine o gün tevbe edenlerin günahlarını da affeder.) [Tirmizi]
|
Sizin Yorumlarınız "> ((2) :: Sizin düşünceleriniz!"> ( :: Bağlantı

|
23/12/2008 - Ey Yolcu.........
 Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak fakat arkana bakma... Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de... Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.
Yolcuya bakıp yolu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil, asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır; yolsuz hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal...
“En doğru yol; en dikensiz yoldur” diyenler seni aldatıyorlar. Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır. Aldırma. Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir. Dikenine katlanmaktan sözedenler, aşıkmış gibi davrananlardır, gerçek aşık olanlarsa, dikenini de severler.
Dostum, yollar yürümek içindir. Fakat şu gerçeği de hiç unutma: Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir. Yol boyunca; Yola çıkıp da yürümeyenleri, yola oturup, gelen geçenin ayağına çelme takanları, yolda metafizik uyuşturucularla keyif çatanları, tel örgülerle çevirdiği yolu, kendisine zindan edip volta atanları, maratona 100 metre koşucusu gibi hızlı girip, 50. metrede yola yatanları, yürüyüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine zar atanları, yürümeyi bırakıp, yol yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları, ayağına batan tek bir dikenin faturasını çıkarıp, ömür boyu tafra satanları, beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları, yanlış klavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin. Aldırma, yürü. Göğsüne yüreğinden başka muska takma. Vahiy haritan, Nebi kılavuzun, akıl pusulan, iman sermayen, amel azığın, sevgi yakıtın, ahlak karakterin, edep aksesuarın, merhamet sıfatın, şeref ve izzet adın olsun. Doğru yol insanların çoğunun gittiği yol değil, düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur.
Yolda vereceğin her molayı özeleştiri durağında vermelisin. Unutma, tevbe özeleştiridir. Kendisini hesaba çeken, başkalarınca hesaba çekilmekten kurtulur. Her molada yolda olup olmadığını, yürümen gereken menzil istikametinde yürüyüp yürümediğini kontrol etmen, pişman olmaman için elzemdir. Yön tayini sık sık gerekli olabiliri. Haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir. Bir şey daha: Pusulayı sahte manyetik alanlardan, parazitlerden, nesnelerden uzak tut. İbreni saptırırlar da haberin olmayabilir.
Yol emniyetin için gerekli olan şartların başında bilinç gelir. Bilincini tahrif edecek her türlü uyuşturucudan uzak durmalısın. Hobilerinin, fobilerinin, korkularının bilincin üzerindeki saptırıcı etkiisini iyi hesap etmelisin. O'ndan başkasından korkarsan, korktuğunun başına musallat edileceğini kesinlikle bilmelisin. Yolda düşeceğin en büyük tuzak, yersiz korkuların tuzağıdır, yani kendi benliğinin sana kazdığı tuzak.
Hayırlı yolculuklar dostum Mustafa İslamoğlu
|
Sizin Yorumlarınız "> ((yok) :: Sizin düşünceleriniz!"> ( :: Bağlantı

|
|
Hakkımda
Varlığının Kaç Bahara Bedel Qlduğunu BİLMEYENLER Yokluğunu NERDEN Bilsinler EFENDİM
|
|
|
|


|
|
|
|


">
KİLİTLİ KAPININ ANAHTARI DUA
|
|
|
|

')
KİLİTLİ KAPININ ANAHTARI DUA
|